Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu’nun Müslüman toplumlarını ve yeraltı kaynaklarını sömürmeye devam ediyor. Müslüman toplumların ülkelerinin bir kısmındaki geri kalmışlığın ve yoksulluğun sebebi olarak ise Batı dünyası hedef gösteriliyor. Ezberletilmiş bilgiler üzerinden siyasi tartışmaların devam ettiği günümüzde Müslüman toplumların radikalleşme sebepleri sıklıkla gündeme getiriliyor.

Ezberden fikir yürütmeler ve yapılan tartışmalarda haklı çıkabilmek için sıklıkla tarih ve güncel bilgiler çarpıtılarak yansıtılıyor. Ortadoğu ve Müslüman toplumların geri kalmalarının sebepleri arasında sömürü olduğu kadar, devleti yöneticileri ve iktidardan güç alan kimselerden korkmalarıdır. Mevcut sisteme hizmet ederek çıkarlarını düşünmeler, giderek demokrasiden uzaklaşmalarına sebep oluyor. Hukuk düzeni ve laik bir düzene karşı dine gösterdikleri hassasiyetten dolayı günahın daha sık yaşandığı bir toplum ortaya çıkacağından korkmalarıdır.

Ortadoğu Ülkeleri Neden Yoksullaşıyor?

Dindar insanların dünyanın dört bir yanında yaşamlarını sürdürürken, ibadetlerini özgürce gerçekleştirebilirler. Dinin yasaklandığı herhangi bir ülke yoktur. Aynı şekilde bu tür ülkelerde ateistlerin, deistlerin ve diğer insanların da yaşayabilmesi için dini esaslar temel alınarak bir ülke yönetimi yapılmaması gereklidir. Özgür düşünce ve açık fikirlilik ile her konuda üzerinde tartışmaların yapılamadığı bir ülke geri kalmaya ve bilimin olduğu yerde saymasına mahkumdur.

Konu yoksulluk olduğuna göre birtakım verilere göz atılması gerekiyor. Petrol fiyatlarının dünya genelinde 100 dolar seviyelerine çıktığı son 10 yıldır konuşulan bir konudur. Bu durumda Ortadoğu Müslüman toplumları ne kadar gelir elde edebilir? Tüm toplumları ve ülkeleri tek tek incelemek yerine genel bir şekilde bakış açısı atılması daha sağlıklı olacaktır.

Ortadoğu’nun Petrolden Elde Ettiği Gelir Nedir?

Ortadoğu’nun petrol bakımından oldukça zengin ülkelerinde 10 yıl içerisinde günlük 16 milyon varil petrol sattığını varsayalım. Böylelikle günlük 1 milyar 280 milyon dolarlık bir satış yapılmış olması gerekiyor. Yıllık ise 467 milyar dolarlık bir gelir yapar. Rakamları 10 yıla vurduğumuz zaman 5 trilyon dolarlık gelirin yalnızca petrol sayesinde kazanıldığı ortaya çıkıyor. Petrolün yoğun olarak aktığı bu ülkelerde neden Müslüman dünyasının lideri konumuna gelecek bir model olarak Suudi Arabistan kuruldu?

77 milyon nüfusa sahip İran’ın petrolü ve doğalgazı zengindir. Kişi başı milli gelir ortalama 5 bin dolardır. 30 milyon nüfuslu Suudi Arabistan ise krallığını muhafaza etmek, Sünni toplumlara liderlik yapmak gibi görevleri dışında trilyon dolarlık ülkesine teknoloji adına hiçbir yatırım yapmamıştır. Irak ise petrol ve doğalgaz açısından zengin olduğundan dolayı, daha özgür ve rahat bir ülke kurabilecekken insanların yoğun savaş içinde olduğu bir ülke halini aldı.

Batı Dünyası Ortadoğu’yu Sömürüyor mu?

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin bu ülkedeki petrol kaynaklarını ele geçirdiği için gelişim gösteremiyor ve geri kalıyor denilmesi oldukça yanlış bir düşüncedir. Ortadoğu petrolünü genelde Asya’ya satıyor. 1 dolar varili ortaya çıkartmak için varil başı 20 ve 25 dolar civarında bir maliyeti gözden çıkartmak gereklidir. Varil başına elde edilen net kar 60 ve 70 dolar arasındadır ve bu paralar ülkelerin kasasına aktarılır. Kaynak bolluğu içerisinde olan ülkelerde neden hala yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsiz şekilde yapılıyor? Batı dünyasının Ortadoğu’yu sömürdüğünü düşünüyorsanız örneklere birlikte göz atalım.

2000’li yılların başlarında Suudi Arabistan ekonomik büyüklük olarak 194 milyar dolara sahipti. Günümüzde bakıldığında ise 800 milyar dolara kadar yükselmiş durumda gözüküyor. 400 milyar dolarlık yıllık ihracatın %80’lik bir kısmı petrolden elde edilir. İran’a bakıldığında ise 116 milyar dolarlık gelirin 548 milyar dolara yükseldiği görüyoruz. Kaynağı, doğalgaz ve petroldür.

Bu sebeple milyon dolar ile ortadan kalkacak yoksulluk ve kişi başı gelir rakamlarının yükselebilmesi oldukça mümkün gibi gözüküyor. Ancak laik ve demokrasi altında bir düzen kurulduğu zaman yönetimin değişmesinden korktukları için bu duruma asla müsaade edilmiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here