Ankara Barosu Başkanlığı, Atatürk Orman Çiftliği arazisi ile ilgili karara karşı çıkarak bu süreçteki ilgili karara ve bunun dahilinde kararın uygulanmasına dava açtı. Bu konu ile alakalı durumun açıklaması ise şöyle. Cumhurbaşkanlığı Sarayı alan bakımından yeterli görülmeyip, inşasının bir kısmı Atatürk Orman Çiftliği’ arazisine girecek şekilde yapılmıştı. Bu yapım üzerine, Atatürk Orman Çiftliği’ ne denk gelen alan 8 bin 406 metrekare. Bunun üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi, 8 bin 406 metrekarelik bu alanın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı için tahsis edilmesi konusunda bir karara vardı. Üstelik bu karar dahilinde, söz konusu arazi hiçbir bedel ödenmeden 2 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı’ na ait olacaktı. Ancak, Ankara Barosu Başkanlığı, bu karara karşı çıkarak bunun yürütülmesine ihtimaline karşılık 21 Haziran 2015 tarihli bu karara ilişkin dava açtı.

Bu kararın yürütülmemesi yani verilen kararın iptaline yönelik açılan davanın kapsamı, Atatürk Orman Çiftliği arazisinin 8 bin 406 metrekarelik alanının, hiçbir bedel ödeme şartı olmaksızın, iki yıl süresince Cumhurbaşkanlığı’ na tahsis edilmesi idi.

Bu davanın dilekçesi ise, Ankara Nöbetçi İdare mahkemesine sunuldu. Sunulan dilekçeye göre, söz konusu arsanın daha önce de aynı sebepler ile Başbakanlığa tahsis edilmiş olduğunu, şu an ise Başbakanlığın idaresinden çıkıp Cumhurbaşkanlığı adına tahsis edilmesinin yasal olmadığını iddia etti. Bu itirazın sebebi olarak da, söz konusu olan arsanın Atatürk’ ün devlet hazinesine korunma şartı ile bağışladığını ve bu arazinin tüm haklarının tamamen Atatürk Orman Çiftliği’ ne ait olduğu gösterildi.

Yine dava dilekçesi kapsamında, Belediye Kanunu’ nun 75. maddesinde belirtilen yasayı örnek verdi. Bu maddeye göre, bağlı kabul edilen kuruluşları, ya da belediye tarafından tahsis edilen taşınmazların herhangi bir kamu konutu ya da sosyal bir tesis olarak kullanılmasının yasak olduğu bildiriliyordu. Buna göre bu 8 bin 406 metrelik alan üzerine ise, Cumhurbaşkanlığı Sarayı, cami, kütüphane, Cumhurbaşkanlığı konutu, kongre merkezi gibi daha birçok bina yapıldığı, dilekçe üzerinde anımsatıldı. Bunun hemen ardına ise, bahsedilen arazinin taşınmaz ve devredilen bir arazi olmasından dolayı, üzerine herhangi bir konut ya da sosyal içerikli tesislerin yapılmasının yasak olduğunun yasalarda bildirildiği de eklendi.

Ayrıca dava dilekçesinde bulunan bir diğer madde ise, Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’ nin 18. maddesinin esasına dayanıyordu. Bu madde gereğince, Meclisin herhangi bir konuda aldığı kararların açıklamasının bulunduğu bu metni, kararın kesinleştiği gün itibari ile en geç 7 gün içerisinde valiye gönderdikten sonra, ilgili kararın belediyeye ait özel araçlar ile halka duyurulması gerekiyordu. Ancak karar kesinleştikten sonra halka duyurma maddesinin gerçekleşmediği belirtildi. Tüm bunların, Meclis Yönetmeliği ve Büyükşehir Belediyesi Kanunları’ na uymadığını belirten Ankara Barosu Başkanlığı, ilgili kararın iptal edilmesi ve durdurulması için dilekçe ile talepte bulunarak dava açtı.

Atatürk’ ün Mirasını Aslına Uygun Olarak Korumalıyız

Bu konu hakkında Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran da birtakım açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında bu arazinin 1937 yılında, Atatürk’ ün şartlı olarak Atatürk Orman Çiftliğine tahsisini yaptığını belirten Canduran, bu arazine üzerine herhangi bir sosyal tesis ya da konutun yapılmasının yasalara aykırı olduğunu ve arazinin de Atatürk’ ün belirttiği şekillerde ve O’ nun mirasına uygun bir şekilde korumamız gerektiğini, bunu korumak adına da her bireyin üstüne düşen görevi üstlenmesi gerektiğini söyledi. Söz konusu durum hakkında kendilerinin de elinden gelen her şeyi yapacaklarını da sözlerine ekleyerek açıklamasını bitirdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here