Hem İspanya’da hem de Türkiye’de  son iki haftanın en önemli transfer maddelerinden biri olma özelliğini sürdüren Arda Turan’ın transferi konusunda her gün yeni bir iddia ortaya atılsa da kesin olan tek şey Arda’nın transferinin bu haftasonuna doğru kesinlik kazanacak olması.

Arda’nın durumu ilk başta çok ani oluşmuş bir transfer hareketi olarak görülse de aslında Arda Turan’ın 2011 yılında Galatasaray’dan ayrılıp Madrid’in yolunu tutması da aynı şekilde olmuştu. O dönemde Arda’nın Galatasaray’daki mutsuz olduğu bazı noktalar kamuoyu tarafından bilinse de Arda’nın acil ayrılma kararı ve ani olarak Atletico ile sözleşme imzalaması az da olsa yadırganmıştı. O dönemde Türk medyasında özel hayatıyla sürekli gündeme gelen, takım içinde kendisinin lider olmasına rağmen kendisinden daha çok kazanan futbolcuların olması Arda’yı rahatsız etmiş, Atletico’dan gelen cazip teklif karşısında da Arda, Avrupa’da oynama arzusunun önüne daha da geçememiş ve 12 milyon Euro karşılığında Atletico ile sözleşme imzalamıştı. Bu rakam bir yurtdışı kulübünün o zamana kadar bir Türk futbolcusu için ödediği en yüksek rakamdı.

Arda aslında zamanlama bakımından en doğru zamanda Türkiye’den ayrılıyor, hem hedefleri olan bir takıma gidiyor hem de çok özel bir teknik direktörle çalışma fırsatı yakalıyordu. 4 yıllık süre zarfında son dakikada kaybedilen şampiyonlar ligi şampiyonluğu dışında İspanya’da yaşayabileceği tüm başarıları yaşadığı da söylenebilir. Arda, Madrid’de bulunduğu dönemde tarihinin altın dönemini yaşayan Atletico’nun tıkır tıkır işleyen makine dişlileri içerisinde her zaman en özel elemanlarından biri oldu. Kendi futbolunu olgunlaştırıp, dünyaca tanınan ve takip edilen bir dünya yıldızı haline gelirken takımının tüm hedef maçlarında sırtındaki 10 numaralı formasıyla sahada ter döktü. Önce 2012 yılındaki Uefa Avrupa Ligi ve Uefa Süper Kupa şampiyonlukları, İspanya Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası şampiyonlukları, daha sonra son hafta Barcelona deplasmanında söküp alınan 2014 yılındaki La Liga şampiyonluğu, 2014 yılındaki şampiyonlar ligi yarı finalinde attığı gol sonrası takımını şampiyonlar ligi finaline taşıması ve finalde son dakikaya önde girmelerine rağmen talihsiz bir şekilde şampiyonlar ligi şampiyonluğunu Real Madrid’e kaptırmaları herhalde dünya futbolunda unutulmazlar arasında yer aldığı gibi Arda’nın da hayatında hiç unutulmayacak anılar olarak kalacaktır. Atletico’nun tüm bu başarılarında Arda Turan her zaman sorumluluk almış, tüm hedef maçlarında takımının formasını giymiş, hem gol, hem asist hem de mücadeleci yapısıyla dikkat çekmiştir.

Önümüzdeki sezon için ise 41 milyon Euro’luk bonservis bedeline rağmen Arda İspanya’dan ayrılmaya çoktan karar verdi bile. Bunun elbette ki bir çok nedeni olsa da asıl sebebin Arda’nın 4 yıl boyunca Atletico’da yaşayabileceği tüm başarıları tatması ve kariyerine bir “tık” yukarıda devam etmek istemesi olarak belirtilebilir. Ayrıca teknik direktör Simeone’nin saha içerisinde Arda’ya çok fazla misyon yüklemesi de futbolcunun bu kararı almasında etkili olduğu belirtiliyor.

2 yıldır zaman zaman Arda Turan konusunda nabız yoklayan Chelsea ve Liverpool’un Arda’nın transferini çok istediği belirtiliyor. Özellikle Chelsea teknik direktörü Mourinho’nun Arda’yı takımında görmeyi çok istediği bilinen bir gerçek. Bunların haricinde Paris Saint Germain kulübünün Arda’nın bonservis bedeli olan 41 milyon Euro’yu ödemeye hazır olduğu ve futbolcunun Paris’te yaşamaya sıcak baktığı da belirtiliyor. Son olarak İspanya’nın As gazetesinin bugünkü haberinde Arda için Barcelona’nın da devrede olduğunu belirtti. Ancak Barcelona’nın 2016 Ocak ayına kadar transfer yasağı bulunuyor.  Bize düşen de 2-3 gün daha sabretmek. Bakalım Arda’nın yeni adresi neresi olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here