Dünya piyasaları uzun zamandır Yunanistan’dan gelen haberlere göre şekil alıyorken, Çin borsası ise her geçen gün hızlı bir şekilde erimeye devam ediyor. Çin hisseleri 1992 yılından bu yana 3 haftalık bazda ilk kez bu kadar düşüş kaydetti. En son 2008 yılındaki global kriz döneminde Çin borsası yine beklenmeyen düşüşlerle karşılaşsa da yine de bu denli keskin düşüşler meydana gelmemişti. Dünyanın en büyük ekonomilerinin içinde ikinci sırada yer alan Çin borsasındaki bu denli keskin düşüşlere bir anlam verilemezken, manipülasyon yapıldığı söylemleri regülatörleri şimdiden ayağa kaldırmış durumda. Çin’li yetkililer ise son zamanlarda özellikle hisse senetlerindeki olağandışılıklar ve vadelilerdeki beklenmeyen durumlar nedeniyle eğer piyasada manipülasyon yapanların olduğu tespit edilirse, çok sert biçimde cezalandırılacaklarını belirtiyorlar.

Oysa ki 10 gün öncesine kadar, Çin’deki ekonomik büyümenin duraklamasına rağmen, borsa gözle görülür bir şekilde ve düzenli olarak artmaya devam etmiş, bunun sonucunda son bir yılda 6.5 trilyon dolardan fazla yeni değer kazanımı kaydedilmişti. Ancak son bir haftaya girildiğinde bu sefer ters istikamette borsadan yüz milyarlarca doların çıkması herkesi derinden sarsmış durumda. Berbat bir hafta geçiren Şanghay Bileşik Endeksi kayıpları bir ara %5’ler seviyesine dayandı. Haftalık kaybı ise %15’ler civarında gerçekleşti. Bu sürede Şanghay Bileşik Endeksi’nde işlem gören şirketlerden 100’den fazlasının hisselerinin ise %25’ten fazla değer kaybettiği belirtiliyor. Oysaki tarihler 12 Haziran’ı gösterdiğinde Çin borsasındaki göstergeler tavan yapmış ve yatırımcının yüzünü fazlasıyla güldürmeyi başarmıştı. Ancak bu tarihin üzerinden daha 20 gün geçmesine rağmen borsadaki toplam düşüş %22’yi bile geçmiş durumda. Geçen bu sürede özellikle halka arz işlemlerinin gözle görülür biçimde artmasının yanı sıra Çin’in en büyük3’üncü aracı kurumu olan Guotai Junan Securities’in de yakında son beş yılın en yüksek arzını yapacak olmasının da meydana gelen düşüşte etkili olduğu söyleniyor. Bunun yanında artan borçlanma maliyetlerinin likidite daralmasında etkili olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Ancak hemen şunu da belirtmekte fayda var, Şanghay Bileşik Endeksi’nin her şeye rağmen yılın başından Temmuz ayına kadar yüzde 35’in üzerinde artış sağlaması, halen çok önemli bir istatistik olarak karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle Çin hükümetinin piyasaya yaptığı müdahalenin de şu ana kadar pek bir işe yaramadığı görülüyor. Çin hükümetinin kredili işlem kurallarını esneterek, finansal sisteme nakit akışı sağlayarak ve faiz indirimine giderek borsadaki düşüşü engelleme çabası da şu ana kadar pek de işe yaramamış gözüküyor. Şanghay Bileşik Endeksi alınan tüm bu önlemlere  rağmen uzun yıllar sonra ilk kez bir günü 4000 puanın altında kapattı. Hükümetin isteğiyle önümüzdeki haftanın başında Çin Merkez Bankası’nın politika faizlerinde 25 puan, zorunlu karşılıklar düşünüldüğünde ise 300 puan indirim yapacağı, bu sayede alacağı ekonomiyi destekleyen önlemlerle kredi hacimlerini ve hisse senetleri piyasalarını canlandıracağı tahmin ediliyor. Çin’de borsanın yükselerek bu sayede halkın refah seviyesinin de artması Çin hükümetinin kamu hedeflerinden biri olarak görülüyor. Ancak sene başından itibaren borsadaki yükselişler ve borsa hacminin artması analistler tarafından en başından beri yapay bir gelişme olarak kabul ediliyor. Bundan sonraki süreçte de hükümet ve merkez bankası kanadından gelen ve gelecek olan adımların da aynı şekilde ortamı şişirmek adına yapılacağı değerlendiriliyor. Ayrıca uzmanlara göre son dönemde yapılan halka arzların fazlalığının yanı sıra bundan sonra da geleceği düşünülen yeni arzlar beklentisinin bu düşüşlere neden olduğu ve borsadaki bu düşüşle birlikte yakın zaman da ekonominin de daralmaya başlayacağı düşünülüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here