Enerji kaynakları arasında en doğal ve geri dönüştürülebilir olanlardan bir tanesi hiç şüphesiz ki güneş enerjisidir. Fosil yakıtların tüketilmesi sonucunda doğada büyük hasarların meydana geldiği tüm dünya tarafından bilinmektedir. En çok tüketilen fosil yakıtlardan bir tanesi olan petrolün 2025 yılında tüm dünyada tükeneceği söylentileri dolaşmaya başlamıştır. bu nedene ülkeler alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapmaya başlamışlardır. Bu yatırımın sonucunu alan ülkelerin başında da İsveç gelmektedir. Ülkenin petrol kullanımının tam manası ile bitirilmesi gerektiğini düşünen yetkililer biyogaz gibi alternatif enerji kaynaklarına dönüş yapmıştır. Bu dönüş sayesinde İsveç hem doğaya zarar vermeyen bir sistem ile enerji üretmeye başlamıştır. Biyogaz yönteminin yanında doğallığı ile göz kamaştıran bir diğer yöntem de bulunmaktadır. Bu yöntem daha önce de belirtildiği gibi güneş enerjisidir. Güneş enerjisi yazın tüm evlerde yaygın bir biçimde kullanılan enerji kaynakları arasında bulunmaktadır. Yaz mevsiminde güneşten elde edilen enerjide büyük bir artış gözlenmektedir. Güneş sayesinde neredeyse tüm evlere sıcak su dağıtımı yapılabilecek kapasiteye gelinmiştir.

Türkiye büyük bir ikilemin içerisinde yer almaktadır. Fosil enerji kaynakları bakımından gerçekten zayıf bir potansiyele sahip olan Türkiye doğal enerji kaynakları bakımından oldukça yüksek bir potansiyeli içerisinde barındırmaktadır. Hem rüzgar enerjisi konusunda hem de güneş enerjisi konusunda şanslı bir ülke olan Türkiye bu şansını değerlendirebilmek için gerekli altyapı çalışmalarını başlatmalıdır. Bu altyapı çalışmalarının başında da güneş enerjisi üreten paneller gelmelidir. Şehirlerde bulunan binaların en üst katlarına yerleştirilen güneş enerjisi panelleri bazı insanlar tarafından görüntü kirliliği ortaya çıkarmak ile suçlanmaktadır. Her inanın  en üst katında birçok panelin bulunduğunu gören mimarlar ise gerçekten bir görüntü kirliliğinin ortaya çıktığını belirtmektedir. Doğa dostları ise bu konuda yenilikler yapılarak telafi edilebileceğin altını çizmeye devam etmektedir. Alternatif enerji projelerinin her açıdan fosil yakıtlardan daha zararsız olduğu bilinmektedir. Ortaya çıkan görüntü kirliliği ise tahammül edilebilir bir derecededir. Fosil kaynaklarının kısa bir süre içerisinde tükeneceği varsayılırsa Türkiye alternatif enerji kaynaklarına verdiği önemin meyvelerini yakın bir zamanda toplayacaktır.

Güneş enerjisine yatırım yapacak olan firmalar kısa sürede kar elde edemeyeceklerinin farkında olmalıdır en az yedi yıllık bir süreç geçtikten sonra kar elde etmeye başlayabilecek olan bu sektörde firmaların dikkatli bir biçimde adımlar atması gerekmektedir. Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli diğer ülkelerden ciddi manada fazladır ve bu potansiyelin verimli bir biçimde kullanılması gerekmektedir. Güneş enerjisinin yanı sıra kullanılabilecek olan enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisi de bulunmaktadır. Rüzgar enerjisi konusunda da gerekli olan adımları atan Türkiye rüzgar enerjisi konusunda marka olmaya aday bir ülke olma yolunda ilerlemektedir. Bu ilerlemen asıl kaynağı ise teknolojiye verilen önemdir. Teknolojiye veren önem sayesinde diğer ülkelere rüzgar türbini satacak bir konuma erişen Türkiye güneş enerjisi konusunda da gelişimlerini sürdürmeye devam etmektedir. güneş enerjisi konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi yüksek bir mühendislik gücüne sahip olmaktır. Türkiye bu mühendislik gücüne sahip olunduğu takdirde güneş enerjisi konusunda rakip tanımayacak bir duruma gelebilir. Enerji konusunda tam manası ile dışa bağımlı bir durumda bulunan Türkiye bu durumdan kurtulmak için alternatif enerji kaynaklarına yönelmeli ve gereken adımları atmalıdır. Bu konuda atılması gereken en büyük adımlardan biri ise ülke içerisindeki fosil yakıt tüketimini kademeli bir biçimde azaltmak ve bunları alternatif enerji kaynakları ile değiştirmektir. Halkın bu konuda bilinçlenmesini sağlamakta önemli noktalardan bir tanesidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here