Şiddet eğilimi, birtakım psikolojik rahatsızlıkların belirtilerindendir. Keza aşırı stres, aşırı öfke gibi durumlar da aynı şekilde psikolojik rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Yakın çevrenizde bu tür davranışlar sergileyen, aşırı sinirli olan kişiler varsa çok geç olmadan psikolojik destek almaları gerektiğini önerebilirsiz. Çünkü aşırı stres, aşırı öfke durumları, psikolojik rahatsızlıkların derinleşmesine daha da artmasına neden olabilir. Ve böyle durumlarda her şey için geç olabilir ya da kişiler çok uzun tedavi süreçleri görmek zorunda kalabilir.

Fakat ne yazık ki bu tür davranışları sergileyen kişiler, destek almalarını gerektirecek bir durumları olduğunu bir türlü kabul etmezler. Çünkü toplumumuzda bu konu ile ilgili yaygın olan bir inanış var. Bunlar, psikologların deli doktorları olduğu, sadece çok büyük psikolojik sorunlar yaşayan insanların psikologlarla tedavi görebileceği şeklinde birtakım sanrılardır. Ancak bu sanrılar, bu düşünceler kesinlikle yanlış. İçinden çıkılamayan durumlar konusunda, psikolojiyi etkileyen olaylarda, uzman bir kişi tarafından destek almak aslında son derece yararlı bir şey. Çünkü çevremizdeki insanlara anlatamadığımız şeyleri onlara rahatlıkla anlatabiliriz. Biliriz ki, başımıza gelen olaylar açısından ya da bu olaylara verdiğimiz tepkiler konusunda bu kişi bizi kınamayacak. Olsa yakınlarımızla bu durumu paylaştığımızda, bize suçluluk duygusu gibi olumsuz duyguları gayet de güzel aşılayabilirler. Tüm bu olumsuz duygular da bizleri karamsarlığa sürekler. Ve böylece bu karamsarlıklar yine benzer şekilde ruhsal hastalıklara dönüşebilir.

Ruhsal rahatsızlıkla kişileri şiddet eğilimine yöneltebilir. Özellikle bizim ülkemizde birçok kişi bu eğilimi sergilemekte. Günlük hayatta, şiddetle ilgili birçok haber izliyoruz ya da duyuyoruz. Bunların geneli, insanlar arasında çıkan anlaşmazlıklardan dolayı meydana geliyor ve her türlü mekanda karşımıza çıkabiliyor. Restoranlarda, barlarda, cafelerde, bankalarda, sıralarda hatta trafikte bile bu tür olaylarla sık sık karşılaşabiliyoruz. Ancak özellikle son yıllarda şiddete en çok rastladığımız yer, evler. Şiddeti en çok yaşayanlar ise kadınlar…

Ülkemizde kadına şiddet olayları, içlerine taciz de dahil olmak üzere inanılmaz şekilde arttı. Bu artış uzmanları, devlet büyüklerini ve halkı kara kara düşündürmekte. Ancak bu konuda bir türlü gereken cezai işlemler, yaptırımlar uygulanmıyor. Ve artık bu ülkede yaşan insanların aklında, şiddet olaylarının artmasının sebebi olarak, gereken cezaların verilmemesi hatta verilen cezaların da son derece hafif olması gibi bir düşünce oluşuyor.

Geçen Yıl Yayınlanan Haberlere Göre Bu Seneki Artış Epey Yüksek

Bu artışı sayısal verilere dökecek olursak, geçen yılda ortaya çıkan kadına şiddet haberlerine göre, bu seneki kadına yönelik şiddet haberlerinin yüzde 65 oranında artış gösterdiğini söyleyebiliriz.  Bu artışla beraber sayı da 5 bini aşmış bulunmakta.

Yine aynı verilere göre 2015 yılının Ocak ayından bugüne kadar geçen sürede kocası tarafından öldürülen kadınların sayısı 150’ yi geçmiş bulunuyor.

Medya takip ajansı olarak bilinen İnterpress’ in yaptığı araştırma sonuçlarına göre Ocak ayı itibari ile başlayıp Haziran ayının sonunu kapsamakta. Ve bu süreç içerisinde geçen yıla oranla yüzde 65’ lere varan bir atış görülüyor. Bu şiddetin içerisine, fiziksel taciz, sözlü taciz, tecavüz olayları, dayak ve ekonomik şiddet de dahil. Tüm bu olayların özellikle yazılı basın içerisinde son derece büyük bir yer kapladığı görülüyor.

Artışın boyutu uzmanları ve halkı endişelendiriyor. Ancak bu gibi olayların azalması hatta bitirilmesi için, şiddetin türü ne olursa olsun karşılığında verilecek cezaların son derece göz korkutucu ve caydırıcı cezalar olması gerekli. Ayrıca bu konuda kadınların bilinçlendirilmesi de çok fazla önemli bir adım olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here