Meclis başkanlığı seçiminin sona ermesi ve meclis başkanlığı koltuğuna yeniden Akp’li bir milletvekilinin oturmasının ardından gözler koalisyon seçeneklerine çevrildi. 13 yıldır tek başına iktidar olan Ak Parti’nin 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olacak 276 milletvekili sayısına erişemeyip 258 milletvekilinde kalması; hükümet kurabilmesi için başka bir parti desteğini mutlak kıldı.

Seçimlerden önce Ak Parti tek başına iktidar olamayacağına ihtimal vermediği için sonuçların belli olduğu akşama kadar koalisyon seçeneğini hiç aklına bile getirmemiş, muhalefet partilerinin üçü de seçimden önce asla Ak Parti ile koalisyon yapmayacaklarını kesin bir dille ifade etmişlerdi. Seçim sonuçlarının belli olduğu akşam kameraların karşısına geçen Mhp genel başkanı Devlet Bahçeli Mhp’nin ne Ak Parti ile koalisyon kurma gibi bir düşüncelerinin olduğunu ne de Hdp’nin içerisinde olduğu hiçbir oluşuma destek vermeyeceğini belirtmiş ve tüm koalisyon olasılıklarına kapıyı kapatmıştı.

Meclis başkanlığı seçimi ise bizlere koalisyon konusunda bazı fikirler verdi. İlk başta 13 yıl aradan sonra muhalefet partilerinden birinin adayının meclis başkanı seçileceği düşünülse de ittifakın karşısına çıkan Devlet Bahçeli, Hdp’nin oy vermesi halinde Deniz Baykal’a asla oy vermeyeceklerini belirtmiş ve meclis başkanlığı koltuğu yine Ak Parti’de kalmıştı. Öncelikle Mhp lideri Devlet Bahçeli’nin seçimden önce söylediklerini yalanlarcasına kullandığı üslup ve parti olarak duruşlarının tek başına iktidar olamasa da Ak Parti’nin işine geldiği çok net olarak gözüküyor. Meclis başkanlığı seçiminden hemen sonra Hdp eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın Akp’den önce Mhp’yi tebrik etmesi, Chp’nin de parti olarak Mhp’ye ateş püskürmesi Mhp’ye bundan sonraki yol haritası için bir etki yapar mı bilinmez ama Chp ve Hdp artık meclis başkanlığı seçiminin Akp-Mhp koalisyonunun da kapısını araladığını yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Aslında meclis başkanlığı seçiminden önce diğer muhalefet partileriyle olan ortaklığa kesin olarak kapıyı kapayan Mhp’nin, gizliden gizliye Ak Parti ile koalisyon pazarlıkları yaptığı hatta bakanlıkların paylaşımının bile yapıldığıyla alakalı iddialar ortaya atılmıştı. Meclis başkanlığı seçimi sırasında Mhp’nin tutumuyla Ak Parti milletvekili İsmet Yılmaz’ın meclis başkanı seçilmiş olması da bu iddiaları destekler vaziyette duruyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ise gelişmelere farklı bir boyutta yaklaşarak, kendilerine karşı kurulacağı söylenilen bloğun daha ilk sınavda çöktüğünü belirterek bundan sonrası içinde koalisyon konusunda herkesi yapıcı olmaya çağırdı. Davutoğlu ayrıca seçim akşamı diğer parti liderlerinin belirttiği “bu koalisyonda yer almayacakları” söylemlerini unutmalarını istedi. Meclis başkanlığı seçimleri ile koalisyon seçeneklerinin farklı tarzda konular olduğunu ve birbirine karıştırılmamaları gerektiğini ancak ortaya çıkan tablonun farklı koalisyon seçeneklerine de uygun olduğunu belirten Davutoğlu erken seçim kelimesini ağzına almadı. Beşir Atalay ise Ak Parti tabanının ciddi olarak Mhp ile koalisyon istediğini vurguladı.

Chp genel başkan yardımcısı Haluk Koç ise Mhp’yi şiddetle eleştirerek partiyi Akp’nin arka bahçesi olmakla suçladı. Ortaya çıkan tabloda kimsenin artık koalisyon için farklı seçenekler aramaması gerektiğini belirten Haluk Koç, Akp-Mhp koalisyonu için tüm şartların olgunlaştığını belirtti.

Seçimden bugüne kadar geçen yaklaşık 1 aylık sürede erken seçim kelimesini hiç kullanmayan Hdp eş başkanı Selahattin Demirtaş ise ilk kez erken seçim seçeneğinden bahsederek, kurulması olası bir Akp-Mhp koalisyonunun uzun ömürlü olamayacağını ve erken seçimin kaçınılmaz olduğunu  belirtti.

Eleştirilerin odak noktasındaki parti Mhp ise, kendilerinin neden Chp adayını desteklemediklerini değil de 11 ay önce Cumhurbaşkanlık için çatı adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Chp tarafından neden desteklenmediğini sordu. Görünen o ki, koalisyon kurulana kadar köprünün altından daha çok sular akacağa benziyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here