Son yıllarda Türkiye’de konut fiyatlarının katlanarak artması ve hızlı bir şekilde bu artışı sürdürmesi ile birlikte fiyatlar %75 artarak, kira gelirlerini de %31 oranlarına getirdi. İki oranı topladığımız zaman ortaya %106 gibi bir oran çıkıyor. Şimdiye kadar böyle bir oranı hiçbir finansal yatırım aracı ortaya çıkartamamıştı.

Konut fiyatlarındaki hızlı artış “taşı toprağı altın” sözünü de unutturacak cinsten ilerliyor. TÜİK’in Aralık ayına ait verilerini ortaya dökmesi ile birlikte Türkiye’de konut fiyatlarında son 5 yıllık yaşanmış olan ortalama artışlar detaylı şekilde belirlenmiş oldu.

2010 ve 2014 yıllarını kapsayan son 5 yıllık Türkiye Konut Fiyat Endeksi %75.4 artış gösterdi. Altın fiyatlarının yükseliş oranlarının da 5 puan üzerinde seyreden bu oranlar, bugüne kadar herhangi bir finansal ana yatırım aracı ile elde edilemeyecek kazancın elde edilmesini sağladı. %75 oranında yaşanan yükseliş, son 5 yıllık tüketici enflasyonunda da 30 puan üzerinde ilerliyor.

Fakat yaşanan bu konut kazançları yalnızca değer yükselişleri ile kalmıyor. Bunun yanın da bir de kira gelirleri yer alıyor. TÜİK’in yayınladığı verilere göre, Türkiye’de son 5 yıllık kira yükseliş oranı %31.2. Bu oran satın alınmış olan konutların neredeyse üçte birlik bir fiyat düzeyine denk geliyor. Aritmetik açıdan ele alındığı zaman bu oran %106.5 yapıyor. Mevzu bahis dönem içerisinde toplam %45’lik olan enflasyondan arındırma yapıldığı zaman ise %42’lik bir net kazanç geriye kalıyor. Bu da yıllık ortalama %8.5 getiriye denk geliyor. Finansal yatırım araçlarının tamamının, en yüksek kazanç sağlayan altının bile getirilerinin %50 üzerinde seyreden bir kazanç ortada. Alış yapanlar kazandıkları için, iki yıldır sürekli olarak Türkiye’de 1 milyon üzerinde konut satışı gerçekleşiyor.

Açıklanan verilere göre, İstanbul’da konut fiyat artışları %109 oranla Türkiye ortalamalarının yaklaşık %50’sinin üzerine yükseldi. Kira gelirlerini de bu orana dahil ettiğiniz zaman %140 gibi büyük bir oran ortaya çıkıyor. Enflasyonu arındırdığınız zaman geriye %65’lik net gelir kalıyor. Yıllık olarak %13’lük ortalama reel milli gelir artışının fazlasıyla üzerinde bir rakam. Fakat İstanbul bu yükselişi ile ilk sırada yerini alamıyor. İstanbul sıralamada ikinci olarak yer alıyor.

Sanayiye de Ağırlık Veriliyor

Geçtiğimiz son 5 yıla bakıldığı zaman en fazla prim yapan il Gaziantep olarak gözüküyor. Bölgede konut fiyatlarının artış oranları ise tam tamına %130. Türkiye’nin ortalaması olarak kira gelirlerini de oranlara eklediğiniz zaman %161 oranları ortaya çıkıyor. %45 oranındaki enflasyondan arındırıldığı zaman da %80’lik reel getiri geriye kalıyor. Bu getiri ise yılda %16 gerçek getiri anlamına geliyor. İstanbul pek çok insan tarafından fazlasıyla sevilen bir şehir ancak Antep’in gösterdiği bu büyük başarı gelecek günlerde o bölgeyi İstanbul’un geçmesine yol açabilecek gibi gözüküyor.

Savaşların yaşanmasından sonra Suriye’den gelenlerle birlikte sanayileşme adımlarına bağlı en fazla göç alan iller arasında da yer aldığı için konut talepleri giderek yükseliyor. Antep’in arazisi ise bu durumlara göre fazla kısıtlı. Fakat önemli olan müteahhitlik mesleğinin böylesi bir süreç içinde dahi gereken büyümeyi yakalayamaması. Kentin ünlü işadamları sürekli olarak sanayi sektörü içinde yer aldılar. Konut üretimine gerekli yatırımı yapmadılar. Bu açıdan bakıldığı zaman Antep’in konut girişimcisi açısından eksiği bulunuyor. Dışarılardan gelerek iş dünyasında yer bulmak, kentte arsa satın alarak konut üretimine geçmek, fabrika kurmaktan daha zor gerçekleşiyor. Talep fazla ve arz kısıtlı olduğu zaman Antep, İstanbul’un üzerine yükselebiliyor.

Türkiye çapında düşük fiyat yükselmeleri de en fazla göç yaşayan ve müteahhitlerin yer aldığı Karadeniz kentlerinde gerçekleşiyor. Samsun ile Artvin arasında olan kıyı şeridinde konut fiyat yükselişleri %40 ile enflasyon oranlarının altında seyrediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here