Yunanistan ve Çin Halk Cumhuriyetinde boy göstermekte olan gerek mali gerek ise siyasi krizler, pek çok ülke ekonomisinde etkiler yarattığı gibi önemli şirketlerin de zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Bütün borsaları etkisi altına alan Yunanistan ve Çin’in bu durumları dünyanın önde gelen şirketlerini iflasın eşiğine sürükledi. Bloomberg Endeksine göre milyarderlerin günlük ortalama kaybı 175 milyon dolar civarlarında olmaktadır. Bu durumun her geçen gün artacağını da göz önünde bulunduracak olursak, var olan krizler en fazla da milyarderlerin başını ağrıtacağa benziyor. Milyarderler arasındaki en büyük kaybı ise, İspanyol milyarder Amencio Ortega yaşamış oldu. Bir gün içinde yaklaşık 2.2 milyar dolar kaybeden iş adamının ilerleyen günlerde nasıl bir stratejiyle hareket edeceği şimdiden merak konusu oldu.  Milyarderlerin kaybetmiş olduğu rakamların giderek arttığı, lakin krizin kapıda olmasına rağmen aranan çıkış yollarının olumlu sonuçlanması neticesinde bol avantajlı sonuçlar doğurmasını da göz önüne alırsak, mevcut iki ülkenin krizleriyle birlikte diğer planlar bir an önce belirlenmeli ve ona göre karşı atağa geçilmelidir. Nitekim, günümüzde para kazanma ve kaybetmenin çeşitli açılardan zorlaştığı bu mecra da, borsa üzerine oynanan oyunlar büyük devletlerin koordinatörlüğünde daha sert ve daha farklı bir hal alacaktır. Ülkemizdeki son duruma da bakacak olursak şayet, gerek hem çevre ülkelerin krizleri hem de kendi içinde oluşan kaotik siyasi atmosfer, Türkiye’yi mali açıdan çıkmazlara sürükleyebilir.

Dış mihrapları bir kenara bırakıp ülkemiz ekonomisine daha fazla yoğunlaşalım dersek, altının son üç ve altı ay içinde dibe vurmuş olduğu göze batmaktadır. Keza, Fed’in faiz oranlarıyla artışa gideceğine yönelik işaret vermesiyle ABD ve ülkemizde altın en düşük seviyelere inmiştir. 19 Mart’tan bu yana en düşük seviyede olan altın, an itibariyle de 0.59 düşüşle 1.164 dolar seviyesinden işlem görmektedir. Ülkemizde önceki yatırım ve açılışlara nazaran daha yavaş ve duraksama dönemleriyle üretime geçen cumhuriyet altınının, bu gidişat doğrultusunda ekonomiye olumsuz açıdan yönler vereceğini kestirebiliriz. Özellikle de son dönem ülkenin genel olarak yaşamış olduğu işsizlik durumu ve bir türlü oluşturulamayan koalisyon, ekonomi adına atılacak adımların daha da zorlaşmasına sebep oluyor. Etkisini hala göstermekte olan koalisyon söylentileri ve önemli şirketlerin almış olduğu olağanüstü genel kurul toplantı kararları arasında şekillenen ülke ekonomisi, bu çalkantılı söylentiler ve somut olarak karşılaştığı eylemler arasında kendisine en doğru yolu bulmak için adımlar atmak zorunda. Nitekim, pek çok önemli milyarderin zarar görmeye başladığı finansal pazarlarda, zararı olabildiğince en aza indirmek ve ona göre hareket etmek gerekiyor. Tabi bu esnada şirket ve yatırımcıların birden fazla danışman analistin görüşleriyle hareket etmesi uygundur. Ülkelerin sahip olduğu mali krizlerden doğabilecek sonuçların önceden hesaplanmasıyla da farklı ve bol kazançlı bir borsa yatırımı gerçekleştirmek mümkün olacaktır.

Sonuç itibariyle bugünün borsa dünyasına son kez göz atacak olursak, ülkemizdeki belirsizlik, milyarderlerin yaşadığı büyük kayıplar ve en önemlisi de pek çok ülke ekonomisine etki edecek olan iki ülke Yunanistan ve Çin’in durumları içerisinde dolu dizgin ve bol koşturmalı bir borsa gününün geçtiğini belirtmek pek de yanlış olmaz. Her şeye rağmen en doğru hamle yapanın kazançlı çıkacağı açıkça belli olan bu dönemde, doğru ya da yanlış verilen kararlar dahilinde en pratik ve en ideal çözüm sürecine girilmesi gereklidir. Hızla akıp giden su gibi bir kavrama benzetilen borsa dünyası, ilerleyen günlerde daha fazla hareketli anlara tanık ettirecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here