Bu yıl Haziran ayının 17’ sine tekabül eden Ramazan ayın dolayısı ile belki de en uzun oruç tutacağımız bir zaman dilimi yaşıyoruz. Bu zaman dilimi yaklaşım olarak 17 saat 20 dakikaya eş değer oluyor. Tabi yine illere göre değişkenlik gösterdiği de malum. Ramazan ayı sebebi ile ortaya çıkan ve günlük yaşamımızı etkileyen bazı sorunlar olabiliyor. Bunlardan en sık şikayet edilen sorun, yemek yedikten sonra yaşanan şişkinlik. Bünye 17 saatlik bir açlık evresi geçirdikten sonra, yemek saatinde mideye birden yüklenilmemesi gerekiyor aslında. Ya da ilk olarak daha hafif yiyeceklerden başlanması gerekiyor. Her yemekten azar azar yani kararında yenilmesi de son derece önemli bir husus. Mide, yemeye hazırlanmadığı ve çok fazla besin tüketildiği sürece, besinlerin hazmedilmesi zaman alacağı için, midede şişkinlik meydana gelmesi son derece normal.

Bir diğer sorun ise, iftar vakti ile sahur vakti arasında zaman diliminin çok az olması. İftarda yenilen yemeklerin sindirilmesi için yeterli zaman yok. Özellikle, iftar vaktinde biraz da fazla yemek yediysek, sahur vaktinde ya yemek yiyemiyoruz ya da daha fazla yemeye çalıştıkça midemizdeki şişkinlik daha fazla meydana geliyor. Bu da kişilere rahatsızlık veriyor.

Bunun dışında günlük hayatta yaşadığımız bir diğer sıkıntı da ağız kokusu sorunu. Her ne kadar sahurdan sonra dişler fırçalansa da ertesi gün kalkıldığında bu sorunla tekrardan karşılaşılıyor. Özellikle sosyal hayat ve iş sektöründe epey bir çekimserlik yaratan ağız kokusu sorunu, kişilerde özgüvensizlik oluşturabiliyor.

Bu sorun hemen hemen oruç tutan herkesin başına gelen bir sorun olduğu için, birçok kişide ortak bir problem olarak görülen ve çözümü en çok merak edilen sıkıntılardan biri. Sadece oruç tutan insanlarda değil, bazen uzun süre aç kalındığında ya da ertesi güne uyandığımız vakitlerde de ağız kokusu problemi yaşanabiliyor. Bu sorunun oluşmasında bazı dikkat edilmeyen noktalar bulunuyor. Çözümü için de bu dikkat edilmeyen noktalara özen gösterildiğinde, sıkıntının ortadan kalkacağını söyleyebiliriz.

Peki, bizleri konuşmaktan dahi çekinir hale getiren bu ağız kokusunun nedenleri neler ve bu sorun ne şekilde önlenebilir? Bu soruların yanıtlarını, Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi’ nde görev yapan Diş Hekimi Aysun Dorman’ a sorduk.

Bu konu hakkında birçok uyarılarda bulunan Aysun Dorman, ağız bakımı konusunun özellikle Ramazan ayı için daha farklı bir önem taşıdığını söyleyerek açıklamalarına başlıyor. Olayı bir şey yemediğimiz düşünülüp bakımın da gerekli olmadığı fikrine kapılmamak gerektiğini vurgulayan Dorman, bizim toplumumuzda diş fırçalama yahut diş ipi kullanımının yaygın olmadığını söylüyor. Ancak bu durumun çok yanlış bir durum olduğunu, insanların hiçbir zaman ağız ve diş bakımlarını ihmal etmemelerini de dile getiriyor. Bazı diş problemlerinin ağız bakımına özen gösterilmesinden dolayı kaynakladığını söyleyen Aysun Dorman, ülkemizde ağız ve diş sağlığı bakımın bilincinin yaygınlaşması gerektiğini söylüyor.

Ağız Kokusunu Önlemek İçin

Dorman, ağız kokusunu önlemek için iftar ve sahur arasında fazla su tüketilmesinin önemli olduğunu, şekerli gıdaların sık tüketilmemesi gerektiğini, dişlerin fırçalanmasının ve bunun diş ipi kullanımı ile sağlanmasını, ayrıca yanak bölgesinin içinin de temizlenmesi gerektiğini önerilerine etkiliyor. Diş fırçalamasının birkaç saniye ile sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Aysun Dorman, fırçalama işleminin en az iki dakika sürmesi gerektiğini, fırçalama işleminde diş etlerinin hırpalanmamasına özen gösterilmesi gerektiğini de tavsiyeleri arasında bizlere sundu. Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde ağız kokusu önleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here