Trabzonspor daha yeni sezon başlamamasına rağmen bir çok sorunla karşı karşıya kalmış durumda. Öncelikle Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun daha göreve geleli 1.5 sene olmasına rağmen 5.kez hocasıyla yollarını ayırması istikrar konusunda büyük problemler olduğunu kanıtlar nitelikte. Sportif anlamda da istenilen başarının yakalanmamış olması camianın da sabrının çok kırılgan olduğunu kolaylıkla bizlere gösteriyor. Öyle ya da böyle Ersun Yanal’ın göreve gelmesinin ardından en azından teknik direktör anlamında bir şeylerin oturtulmuş olduğu ve yeni sezonda takımın çok daha sağlam bir şekilde yere basacağı düşünülüyordu. Takımın eksik olan yönleri de çok belirgin olarak görülüyor ve yapılacak iyi takviyelerle bu sene artık takımın bir yere gelmesi Trabzon şehrinin daha şimdiden bir numaralı gündem maddesi olmuş denebilir. Çünkü özellikle birkaç sene önce Fenerbahçe’ye son anda kaybedilen şampiyonluğun ardından patlak veren şike skandalından sonra hak ettiklerini düşündükleri şampiyonluğun bir türlü tescillenememesi kentin sabrını iyice taşırmış durumda. Trabzon şehri belki de bu nedenle İsmail Hacıosmanoğlu gibi bir profili başkan seçip, haklarını savunması için görevlendirdi.

Ancak geçen hafta yapılan futbol federasyonu başkanlık seçiminde Trabzonspor yönetiminin Yıldırım Demirören’e verdiği destek bu konudaki ilk kırılmayı da başlatacak gibi duruyor. Futbol kamuoyunu bile hayretler içerisinde bırakan bu destekle alakalı Trabzonspor eski asbaşkanlarından Sebahattin Çakıroğlu’nun “hayatımda böyle maskaralık görmedim, ilk gördüğüm yerde İbrahim Hacıosmanoğlu’nun yüzüne tüküreceğim” demeci de kılıçların daha şimdiden çekildiğini gösterir vaziyette.

Düne gelindiğinde ise teknik direktör Ersin Yanal’ın görevinden istifa ederek Trabzon’dan ayrılması da olayların üzerine tuz biber ekti. Göreve geldiği süre içerisinde zaten yönetim ile Ersun Yanal’ın pek de iyi olmadığı söylenen ikili ilişkileri de böylelikle gün yüzüne çıkmış oldu. Olayların temelinde ise Ersun Yanal tarafından disiplinsiz hareketleri nedeniyle geçen sene kadro dışı bırakılan Constant’ın yönetim tarafından tekrar takıma alınmasının istenmesi olduğu söyleniyor. Ersun Yanal ise geçen o kadar ayın ardından oyuncunun halen satılmamış olması bir yana, bir de kadroya almasının istenmesinden ötürü yönetimle çok sert bir tartışma yaşadığı belirtiliyor. Ancak problemin sadece bununla kalmadığı, Ersun Yanal’ın bu sene başarının yakalanması için yönetimden 8 nokta transfer istediği ancak bu sezon oynayacağı ilk resmi maç için 30 günden az süresi olan Trabzonspor yönetiminin maddi sıkıntıları ön plana çıkararak transfer yapmaması, Yanal’ın gitmesinin ardından ise yıllık 5 milyon Euro gibi bir parayla Kamerunlu futbolcu Mbia ile anlaşmış olmasının da Yanal ile Trabzonspor’un iplerinin kopmasındaki büyük etkenlerden bir olduğu vurgulanıyor.

Ancak yönetim kanadında da Ersun Yanal’a pek fazla güven duyulmadığı, Yanal’ın takımın çalışmalara başladığı halde henüz Trabzon’a gelmemiş olması ve yönetimle olan kopuk ilişkilerinin de Yanal aleyhine oldukça fazla muhalif sesin ortaya çıkmasını sağlamış olduğu söylenebilir. Ancak çok değil, son 1.5 yıla baktığımızda önce Tolunay Kafkas, daha sonra yıllarca takımın başında kalacağı söylenen M.Reşit Akçay, sonrasında Hami Mandıralı, ardından çok iyi bir cv. ile Trabzon’a gelen ve büyük başarılar beklenen Vahid Halilhodziç’in çok kısa sürede gönderilmesi ve en son Fenerbahçe’yi şampiyon yaparak Trabzonspor’un başına geçen Ersun Yanal’ın da daha birkaç ay sonra ayrıldığını görüyoruz. Bu da sıradaki teknik direktörün kim olacağından ziyade kaç ay takımın başında kalacağını düşünmemize de yol açmıyor değil. Şimdilik en büyük adayın takımı çok iyi tanıyan Shota Arveladze olduğu belirtilse de, göreve gelecek hocanın İbrahim Hacıosmanoğlu’nun da son şansı olması sebebiyle resmi sözleşme imzalanmadan bunu kesin olarak belirtmek de çok doğru olmayacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here