2009’dan bu yana ekonomik sıkıntılarla boğuşan, özellikle de son dönemde bu sıkıntıların iyice artmasıyla dünya gündeminin bir numaralı maddesi haline gelen Yunanistan, dün gece  23:59’a kadar IMF’ye ödemesi gereken 1.6 milyar Euro’luk borç taksidini ödeyemeyince temerrüde düştü. Bir ülkenin temerrüde düşmesi durumunda ödeyemediği taksit tutarı için 30 gün daha vade verilebileceği söz konusu olsa da IMF başkanı Yunanistan için bu hakkı tanımayacaklarını belirtmişti.

Bu durumun bazı önemli noktaları var. Öncelikle tarih boyunca IMF’ye borcu olan hiçbir Avrupa ülkesi borç taksidini ödememezlik yapmamıştı. Bu güne kadar sadece Zambia, Peru, Liberya ve Sudan gibi 3.ve 4.sınıf ülkeler IMF’den almış oldukları borçlar için ödemeleri gereken taksit tutarlarını zamanında ödememişti. Yunanistan’da artık bu gruba katılmış oldu. Toplam borcunun 323 milyar Euro olduğu belirtilen Yunanistan bir süredir memur ve emeklilerin maaşlarını çok zor öder hale gelmiş durumda. Öyle ki bankada parası olan vatandaşları dahi ATM’den günde sadece 60 Euro çekebiliyorlar, emeklilerin ise 3 günde çekebilecekleri maksimum tutar 120 Euro. Durum bununla da sınırlı değil. Yunanistan’ın şu anki mevcut borçlarının geri ödemesinin vadesi 2057 yılında bitiyor. Bu da demek oluyor ki Yunanistan IMF’den bundan sonra bir kuruş borç almasa dahi, daha 42 sene sırtında taşıyacağı bir borç yüküyle karşı karşıya. Son ana kadar Yunanistan başbakanı Aleksis Çipras kreditörlerden yeni kredi arayışına girmiş olsa da, Pazar günü yapılacak referandum sonuçlanana kadar kimse buna yanaşmıyor.

Sonuç olarak 5 Temmuz Pazar günü Yunanistan’da halk oylaması yapılacak ta ki Avrupa Birliği’nden Yunanistan’a farklı yönde bir teklif gelmezse. Peki 5 Temmuz’un önemi ne ve halk 5 Temmuz’da neyi oylayacak ?

Halk oylamasında Yunanistan halkına Avrupa Merkez Bankası, IMF ve Avrupa Komisyonu tarafından Euro toplantısında sunulan ve iki maddeden oluşan tedbir paketinin kabul edilip edilmeyeceği sorulacak. Başbakan Aleksis Çipras’ın ilk andan itibaren kullanacağı oyun “hayır” olduğu biliniyor. Ancak yukarıdaki üç kuruluşun ortak ismine verilen ad olan “Troyka”, referandumdan “hayır” çıkması durumunda bunun Euro’dan da çıkış anlamına geleceğini, borç erteleme ve vade uzatılmasının bir daha mümkün olmayacağını ve ülkenin özetle tam anlamıyla iflas edeceğini belirtiyorlar. Yani kısaca halkı hem euroyla, hem de tam bir iflas durumuyla karşı karşıya kalmakla tehdit ediyorlar. Troyka referandumdan evet çıkması durumunda ancak tekrar masaya oturulacağını vurguluyor. Ancak yıllardır tedbir paketleriyle boğuşan halk artık daha fazla kemer sıkmak istemiyor. Bu nedenle beklenti de halkın başbakanın izinde giderek “hayır” oyu kullanacağı ve buna rağmen uygun koşullarda revize edilmiş yeni anlaşma isteyeceği yönünde. Zaten son seçimlerde Yunan halkının bu günlere gelineceği öngörüsüyle kriz politikasını bir solcu lidere emanet etme içgüdüsü de Cipras’ı her koşulda destekleyecekleri izlenimi yaratıyor. Zaten referandumda “evet” oyu çıkarsa mevcut hükümetin görevine devam etmesi de imkansız gözüküyor.

Referandumdan hayır çıkması durumunda ise Troyka, ya blöfü görüp daha yumuşak bir zeminde yeni bir anlaşmayla hasarların teminine gitmeye çalışacak ya da Yunanistanla olan tüm mali ilişkilerini sona erdirecek. Bu durumda da Yunanistan’ın kısım kısım Euro’dan çıkıp, Drahmi’ye dönüş yolculuğu başlayacak. Çünkü daha fazla borç alamayan, mevcut borçlarını ödeyemeyen bir ülke olarak elindeki kamu kaynaklarının tamamını tüketene kadar en azından maaş ödemelerini son ana kadar yapmaya çalışacak ancak bir zaman gelip artık maaş da ödeyemez duruma geldiğinde mecburen kendi para birimine geçmek zorunda kalması kaçınılmaz olacak. Tabi bunun için yeni basacağı paraların enflasyonu da patlatacağı da unutulmamalıdır. Bakalım gelecek günler Cipras ve Yunanistan için neler gösterecek ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here